Korkulardan Özgürleşmek – Korkuların Tabiatı ve Yapısı

Korku hali ve korku kaynaklı duygu ve düşünceler kişinin kendini, hayatını, kimliğini ve yaşam koşullarını koruma amacı güder. Böyle bir risk olmadığı zaman korku haline girmek kişide enerji kaybı ve zihinsel engellere sebep olur. Temelsiz ve asılsız korkulara kapılmak kişiyi bir uçta şiddet eylemlerine itebilirken diğer bir uçta tamamen edilgen ve çaresiz bir duruma sokabilir.

Korku deneyimlendiği zaman hissiyatla özdeşleşmeden inceleyebilmek mevcut veya muhtemel bir problemin de anlaşılarak doğrulanabilmesini ve çözülebilmesini sağlar.

Korku çok kapsamlı bir konudur. Panik, heyecan, telaş, acelecilik, evham, endişe, kuruntu, alaycılık, yalan, kaygı, şüphe, değişim direnci ve atalet gibi durumlar da içinde korku barındıran veya korkudan doğan durumlardır. Bunların da çözülebilmesi için korkunun anlaşılması gerekir. Ancak korkular mantıksal olmamalarına rağmen alışkanlıktan, travmalardan veya geçmiş yaşamlardan kaynaklanabilirler ve çözülene kadar kalabilirler. Ayrıca mantıksal bir yetersizlik de problemlere veya korku durumuna sebep olabilir. Deneyimlerin olumsuz gitmesi ve kişinin zarar görmesi bir kişide korku oluşması için yeterlidir ancak birey olgunlukla korkunun oluşmasını engelleyebilir.

Korkularda her zaman bir olumsuz gidişat veya sonucun ihtimali vardır. İhtimal seviyesinde bir gerçeklik sahibi olmasından dolayı korkular tehdit unsurları olmadığı sürece temelsizlerdir.

Hakikatle uyuşmayan, çarpık, kırık veya belirsiz illüzyonlar kişinin evren içinde de uyumsuz olmasını ve olumsuz durumlara sebep olmasına veya maruz kalmasına yol açabilir. Belirsizliklerin üzerine gidilmezse üzeri yanlış inanç ve düşünce ağlarıyla kaplanarak bir kompleks yapı oluşturabilir. Bu yapı zihinde çözümsüz kaldığı sürece enerji kaybına sebep olur. Yeniden yapılandırılıp hakikate uyumla hale geldiğinde ise enerji kaybı yerine verim olur ve hatta enerji üretimi sağlanabilir. Zihindeki komplekslerin önemli bir kısmı zihne yapışık yapıda veya zihnin içeriğinde faal haldedir.

Zihin bütüncül olarak bedene de yaygındır. Organların içeriğinde bulunan veya kayıtlı duygular da zihnin içeriğini belirler. Korku çoğunlukla kalp, kalınbağırsak, incebağırsak, dalak, beyin ve deriye kayıtlıdır. Dayak yemekten korkan birisi daha önce darbe aldığı organ ve kaslarda korku duygusu taşır. Cinsel korkulara sahip olan birisinin korkuları cinsel organları, erojen bölgeleri veya üreme sisteminde bulunabilir.

Sadece korkularla sınırlı kalmamakla birlikte olumsuz duygular ve düşünceler belli bölgelere yoğunlaştığı zaman psikosomatik rahatsızlıklar gerçekleşebilir. Bu rahatsızlıkların semptomlarını tedavi etmek beyhudedir ancak manevi kök sebeplerini bularak şifalandırmak gerçek tedavi için yeterli olur. Bu durumda korku ve diğer olumsuz durumların temizlenmesi, bunlarla ilgili olaylar ve tecrübelerin yeniden daha duru ve net bir gözle yorumlanması kişinin psikosomatik rahatsızlıklara maruz kalmasını engelleyebilir.

Korkulardan duygu ve düşünce kompleksleri ve aşırılıklar doğabilir. İçsel korkular bireyin kendi içinde yabancılaşma ve ayrışma sağladığı zaman psişik enerji kontrolsüz hale gelir, bu komplekslerin kişinin özdenetim ve iradesine baskın çıkmasının sebebinde bireyin kendi zihni içindeki içeriğe yabancılaşması vardır. Bu içerik kendini tetiklendiği zaman bireyin özdenetimini aşarak ifade bulabilir. Bu kompleksler bir çok duygu ve düşünceden oluşabilir, bir varlık ya da imge olarak bireyin bilincinde form kazanabilir ve enerji seviyesindeki varlıklarına kadar bireyin iradesinden bağımsız hareket edebilir, ancak şifalanma durumunda bireyin bütünlüğüne uyumlanmaları ve daha olumlu içeriklere dönüşümü amaçlanır.

Genellikle bireyin kendi içinde bastırılmış, yadsınmış, yadırganmış, örtülmüş, korkulan, kabul edilmemiş parçalar merkezi şuurun aydınlığından uzaklaşırlar ve bakımsız kaldıkları zaman bozulma, kabuklanma, çürüme veya kararma yapabilirler. Bu parçalar genellikle o an bilinmedikleri için bilinçaltında korku unsurları olarak bulunurlar. Kişi korkularını çözümledikçe Gölge ile Ego bütünleşme yaşar. Bu haliyle kişi bütüncül olarak özdenetim ve özgürlük kazanırken, bütüncül varlığında da verim ve etkinlik artışı olur. Bu da kişinin farkındalığının gelişmesine ve genişlemesine sebep olur.

Geçmiş yaşamlardan olumsuzluk taşımak çok olağan ve doğaldır. Ancak birey Ego eşiğini geçerken bu olumsuzluklar ile yüzleşerek doğru olanı seçmesi kendi bütüncüllüğü ve özkabulü için önemlidir. Genellikle kompleksler kabul edilemeyen kişilik parçalarının korkuyla ilgisiz ve sevgisiz kaldığı yerde serbest kalmasından doğar.

Her korkunun kökeninde bir sebep, inanç veya deneyim bulunmaktadır. Sebebi anlaşıldığı zaman her korku uygun yöntemler kullanılarak rahatlıkla çözülebilir. Ancak korkular ayrıştırılarak çözümlenmediği sürece üzerimizde olumsuz bir etkileri olur. Korktuğumuz ve negatif tutum gösterdiğimiz sürece onları besleriz ve denetim gücümüzü kaybedebiliriz. Bunun sebebi kendi bütüncüllüğümüzü kabullenememekten dolayı ilerleyebilir ve manik depresif, bipolar, major depresyon veya şizofreni gibi durumlar oluşabilir.

Korku doğru ele alındığı zaman sağlık, güvenlik, yaşam, kimlik ve varlığın korunması ile ilgilidir.

Gereksiz korku bazlı duygular kişinin olumlu eylemlere yönelmek yerine pasif kalmasını ya da olumsuz yargılar ve kaderi seçmesine sebep olabilir. Aktif irade kullanmak her zaman öne atılmayı, alışkanlıkların dışına çıkmayı ve bazen de konfor alanından çıkmak için cesaret gerektirir. Aktif iradenin ateşini kullanmak alışkanlık haline geldiği zaman korkular süreç içinde çözünür.

Korkuları çözerken bütüncül hayır doğrultusunda ışığın karanlığa nüfuz edişini; sürece dikkatli gözlem ve aktif katılım göstererek şahit olmamız icab eder. İlahi Işık üzerinden Tanrı’nın huzurunda ve nurundan beslenerek dikkatle gözlem yapmak bilinçaltı ve bilinçdışındaki içeriğin aydınlanmasını ve netlik kazanmasını sağlar. Bu noktadan sonra ışığa taşınan konuyu da yeniden yapılandırarak bundan sonra yapacağımız tercihleri değiştirir ve öne atılmamız gereken yerlerde neler yapabileceğimizi tasarlayabiliriz.

Korkuları işlerken korkudan ayrışıp nötr ve çözümcü bir hal ile gözlemlemek ve korkuya kapılmamak önemlidir. Korku duygusunu elbet bu hal içinde hissederiz ancak bu korkuyu algılamak içindir. Bundan sonra korkuyu tuttuğumuz yerde içine ışıkla işleyerek korku veya kompleksleri dönüştürebilir, şifalandırabilir ve bütünleyebiliriz. Böylece korkulardan özgürleşebiliriz.

Kişinin cesur olmasıyla birlikte kendine güvenmesi de korkulardan özgürleşmek için merkezi bir konumdadır. Cesaret korkuyla yüzleşmek kadar hayatta engelleri aşmak için de önemlidir. Korkulduğu için yapılmayan hareketler çözüm için de gerekli olan hareketler olabilir. Kişinin kendine güvenini kazanabilmesi için olumsuz koşullardan olumlu koşullara geçiş yapması kişiyi olgunlaştırabilen ve sağlamlaştırabilen bir dayanaktır.

Korkuları çözmek için bir çok yol vardır. Trans halindeyken korku içeriği kontrollü bir şekilde uyandırılabilir ve bu korku böylelikle işlenebilir. İmgelem ile mor-eflatun alev ile korkuları ve korkularla ilgili deneyimlerden kareleri yakmak negatif enerji-duygu-düşüncelerin hayırlı karşılıklarına dönüşmesine yardımcı olur. Korkuları temizlerken sonuna kadar gitmek ve tamamen temizlendiğinden emin olmak çok önemlidir. Kalıntı bırakmadan dönüşüm ve şifalanma yapabilmek korkular için önemlidir. Korku genellikle ihtimallerde olduğu için kişinin daha olumlu bir tutumda ısrar etmesi korku yerine sevgi dürtüsüyle hareket etmeyi alışkanlık haline getirmesine yardımcı olur.

Korkudan kaçmak korkuyu yaşamaktır. Korku kendiliğinden kaçma (uzaklaşma-saklanma-uzak durma) veya savaşma (savunma-saldırı-tuzak kurma) reflekslerini tetikler. Gereksizlik veya aşırılık durumlarında korku bulunması bir çok olayın hayırlı gidişatını engeller. Korkuya kapılma halinde kişi refleksleriyle bu hallere geçiş yaptığı zaman bilinçli ve kontrollü davranmayabilir, ancak alışkanlık haline getirdiği davranışları tekrar edebilir.

Korku ve korku kaynaklı duygu-düşünceler dönüştürülürken duruma uygun bir şekilde yerine cesaret, özgürlük, sevgi, merak, sorumluluk, özveri veya benzeri hisler ve hallere yönelinebilir. Ayrıca korkuları temizlemek sezgisel gelişimin de dayanağıdır. Sezgisel gelişim gösterirken korku duygusunun doğrulanması içgüdüsel sezgilerin doğru çalışmasını sağlar.

Korkularla ilgili bir sonraki yazımızda korku çeşitlerini ve şifa yollarını ele alabiliriz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s